Baktığımda pişman olduğum hiç bir anımız yok sevgilim. Bölüm 1

Baktığımda pişman olduğum hiç bir anımız yok sevgilim. Bölüm 1

Tüm bunları aslında unutmak için yazıyorum. Bir yerlerde yazılı olarak kalırsa artık düşünmek, aklımda tutmak zorunda kalmam diye düşünüyorum. Hikayeyi bölümler halinde yayınlayacağım. İşte hikayem..

İnsana en çok zararı kendisi verir. Son sürat severken yolun sonunda nasıl bir felakete kurban gideceğini göremez insan. Ve sen bodoslama daldın hayatıma. İki ay içinde hem aşkın alev alev sıcaklığını hissettim hemde yalnızlığımla buz kestim.

Aylardan günlerden neydi tam olarak hatırlayamıyorum. Aklımda kalan sadece bir saat "16.17". Her şey dersanenin 3. katında başladı. Soz zamanlarda özgüvenimin içinde boğulurken, çevreme "ben en iyisiyim" mesajı saçarken çıktın karşıma. Sınıfın önünde Elif ile seni izledim. Aklımdan ne geçiyordu emin değilim ama nasıl heyecanlandığımı hatırladıkça hala gülebiliyorum. Yeşil t-shirtine, kaprine, birbirine karışmış saç sakalının aradında bir çift büyük kahverengi göze baktım. Elini uzattın, refleks oalrak dökülmüştü dudaklarımdan "memnun oldum" sözü. Nereden bilebilirdim 2 gün sonra beni tamamen ele geçireceğini.

Sonrası ise çok karmaşık. Aslında karmaşık olan sendin. Ne yanıma geld,n ne de kaçtın. O ilk günden hatırladığım şey mükemmel ses tonun ve bana öyle tatlı göz kırpışın. Öyle heyecanlanmıştım ki. Oysa bir yabancıydın, nasıl böyle teslim olabiliyordum. Belki de sadece bir hırstın. O an anlayamamıştım ama sen AŞK'tın.

bölgesel zayıflama çerkezköy >İkinci gün kantindeyiz. Ne yapacağımı şaşırdım. Arkan dönük önümde oturuyordun. Yanına gelsem dünden razı gini görünecektim, görmemezlikten gelsem kaçmış olacaktım. Ne söyleyeceğim diye düşünürken geçip gittim masanın yanından. Peşimden gelirsin diye bekledi, gelmedin. Yaşadığım hayal kırıklığının sebebi neydi? Soyadını bile bilmiyordum oysaki. Geri dönerken aynı yerdeydin, göz göze geldik. Göz kırptın halimi hatırımı sordun. Fazlasını beklemedim değil ama sen sustun ben gittim. Sonra gerçekten sustun, hiçbir şey yapmadın. Sonradan öğrendim ki "Bu kız benim olmalı" demişsin, beni çok beğenmişsin.

"Belki de sadece bir hırstın. O an anlayamadım ama sen AŞK'tın." Başkası olsa uğraşmazdım ama söz konusu olan sendin. Elif numaramı sana vermiş, aslında Elif'in ısrarı üzerine ona ben izin verdim. En başta dedim ya "16.17". İlk mesaj. Kim bilir nasıl mutlu olmuştum. Arkaya dönüp bakınca neden aynı heyecanı hissedemiyorum, neden aynı sevinç çığlıklarını atamıyorum, neden mutlu kahkahamla ortalığı birbirine katamıyorum? İnsanlar birbirini tanımadan yakınlaşmamalı, insanlar böyle birden aşık olmamalı. Hayatıma damdan düşer gibi girdim.Bir ödül müydün yoksa cezamı? İnan bunu hala yanıtlayamıyorum. Bizim dersanenin terasında sigara içmek için bir bölümü var.Uzun bir masa ve çevrensinde her zaman dağınık halde duran 6-7 sandalye bulunur. Alçak binaları, caddede yürüyen insanları gören bir teras. En soldaydım duvar dibinde, masada içtiğim limonlu sodanın şişesi duruyordu. O gün sen bir daha asla göremeyeceğim kadar utangaçtın. Gözlerime neden hiç bakamadın? Çok güldürmüştün beni, unutmadım. Çıkma teklifi edemediğinide unutmadım. Sana güzel görünmek için dekolteli bir elbise giyip o sarı kolyemi taktığımıda unutmadım. İçinde senin olduğun hiçbir şeyi unutamıyorum ben. Çıkma teklifi edişini duymadım ama "Evet" diye bağırıp sonrada utanıp kıpkırmızı kesilmiştim. Bir kaç teneffüste yanında kalmıştım. Sonra bir vedalaşma eve gitmek için çıkmıştım seninse dersin vardı. Durakta beklerken geri dönmek seni bir kere daha görmek için bahane arıyordum. O bahanede otobüsün gelmemesi oldu. Geri dönüp sınıfın önünde teneffüsü bekledim. Beni görünce gözlerini kocaman açıp gülmüştün. 2 ay içinde senin için yaptığım ilk ufak sürprizdi bu. On dakikalık molayı kırmızı koltuklarda konuşup gülerek geçirmiştik. Ben giderken beni çıkış kapısına kadar uğurlamıştın. Benden ne kadar da uzundun öyle. Başım anca -sonra defalarca başımı yaslayacağım- omzuna kadar geliyordu. Sol elimi sağ yanağındaki sakallara bastırmış sol yanağına kocaman bir öpücük kondurmuştum. Kokunu duydum ilk defa. O kısa anı defalarca hayal edip bir geceyi geçirdim. Sonrasında iseuzun uzun mesajlaşmalar, birbirimizi tanıma çabaları. En çok bana her mesajında aşkım demenden hoşlanırdım. Başkası yapmış olsa ne kadar da yapmacık diye düşünürdüm ama sana çok yakışıyordu. Kısa çiçekli elbisemi giymiştim bir gün. Terasta her zaman ki gibi sarıldım sana, boynunu kokladım. Arkadaşların gidip masaya oturunca yalnız kalmıştık. Bende arkada duran ufak masanın üstüne oturmuştum, sende ellerimi tutmuştun. Gözlerine bakmamla dudaklarımı öpmen bir olmuştu. Çevrede aarkadaşlarımız olduğu için geri çekmiştim kendimi. Sen buna ilk öpüşmemiz demiştin. Bence değildi... Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum telefonunu kontrol etmek istemiştim, sen şifreyi söylemeyince telefonunu alıp kaçmıştım. 4. katın merdivenlerinin köşesinde yakalamıştın beni. Emindim, telefonunu böyle sakladığına göre bir şey saklıyordun benden. İlk defa yanıldığım için böyle mutlu olmuştum. Herkese benden bahsetmen, beni anlatman beni önemsediğini gösterir dedim ve işte o andı, tam sırasıydı. Sen öyle ellerini yumruk yapmış bana bakarken gözlerinden sanki nefret saçıyordun. Çekip gitsem, peşimden gelmezdin. O an nasıl oldu anlamadı, sanki biri beni sana doğru itti. İşte ilk öpüşmemiz buydu. İlk öpüşmenin heycanı, sana ilk defa ait olmanın heyecanı çok ayrıydı. Ve şimdi her gün o merdivenlerden iniyorum ben, o anı hergün defalarca yaşıyorum. Çevredeki insanları unutmuşum, sanki her şey silinmişti milletin bize baktığını farkedince kurtulmuştum kollarından. Gözlerindeki nefret gitmiş yerini dudaklarında bir tebessüme bırakmıştı.

Kategori : Aşk İlişkileri

Yorum Yazın