Kadınlar Ne İster?

Kadınlar Ne İster?

Geçenlerde, yakın arkadaşlarımızdan birinin doğum günü olduğu için önce yemek yiyebileceğimiz, sonrasında da dans edip eğlenebileceğimiz bir mekâna gittik.

Biz yemeğimizi yemiş, çocuklar gibi şen dans ederken; renkli bir çift mekânı şereflendirdi. Gecenin ilerleyen saatlerinde de herkes işini gücünü bırakıp, onları seyretmeye koyuldu. Beyefendi önce, azarlayıp durduğu garsonların getirdiği gül yapraklarını hanımefendinin başından aşağı döktü. Sonra etrafında mumlar yanan şampanyayı patlattı ve genç kızın ayakları dibine çökerek doldurduğu kadehi O'na ikram etti. Kız şampanyadan ilk yudumu alırken de neresinden çıkardığını anlamadığımız maytapları yakarak O'nu izledi ve bu arada nedense sürekli ' yeah! , good! ' gibi nidalarda bulundu.

O akşamın üzerinden haftalar geçti ama içim hiç rahat değil. Zira garsonların durumu kanıksamış hareketleri, sonra adamın jest ve mimikleri; bu sahnenin şimdiye kadar farklı kızlarla defalarca kez yaşandığını öylesine bariz biçimde ortaya koyuyordu ki! Bu da beni - ne üstüme vazife ise!?.- adamcağızın istikbali konusunda huzursuz etti, O'na bir mektup yazmaya karar verdim:

Kadınları anlamak herşeyden önce yürek ister

'Sevgili Kardeşim.. İyi niyetli çabalarını takdir ediyorum. Belli ki bol bol film seyretmişsin. Ancak gel gör ki gerçek hayat beyaz perdenin ardındaki romantik sahnelerden çok farklı. Kadınları anlamak ne gösteriş, ne de para ister. Kadınları anlamak kardeşim; her şeyden önce yürek ister!!!

Bana sorarsan, 'kadınları mutlu etmenin yolları' diye bir liste yapıp da karşına çıkan her kadına bu listenin maddelerini uygulayama çerkezköy manlift kiralama zsın. Her kadın, kadınını erkeğini de geçtim, her birey ayrı bir kişiliktir çünkü. Hepsini aynı filmin içine oturtup da benzer mizansenler içinde başrol oyuncusu yapamazsın. Herkes kendi filmini yazmak ister çünkü. Daha doğrusu, herkes kendine özel bir film yazılsın ister.

Kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanır; dinle de kulağına küpe olsun: Tabii ki üzerine paçavraları giyip dolaş demiyorum, ama dışından önce içine yatırım yap be güzel kardeşim! Bunun için zaman ayırmak, mesai yapmak gerekir ama... Yeterli gelirin olduğu sürece her zaman üzerine giyecek bir şeyler bulursun. Gel gör ki içine yatırım yapmazsan, günün birinde o pahalı kıyafetlerin elinde; etrafın bomboş, dımdızlak ortada kalırsın.

Kendine yatırım yaparken, gözünü seveyim; hangi ülkede yaşamaya karar verirsen o ülkenin dilini konuş. Belki İngilizceyi ana dilin gibi konuşuyorsun da, ana dilini ne gibi konuşuyorsun; şimdi söylemeye terbiyem müsait değil! R'leri yuvarlayıp, araya başka dilden kelimeler katınca kaliteli değil, komik görünüyorsun; benden söylemesi!

Aile meseleleriniz beni çok da ilgilendirmez, ama sen sen ol; kendi paranı kazanmaya çalış! Baba parasıyla hava atmak iyi hoş da senin de bir altın bileziğin olsun. Başkalarından ödünç aldıklarınla değil, kendi varın yoğunla gerdek odasına gir kısacası zamanı geldiğinde! Aksi takdirde kendin değil; başkalarının dublörü olursun ancak! Asla sahip olduklarını sindiremezsin. Ki emin ol, hayatın gerçeklerini sindirmek için mide ilacı yetmiyor!

Sonra gördüm, tırnaklarını yiyordun. Hafiften de ter mi kokuyordun ne? Yapma etme güzel kardeşim! Bir kadının sana bütün kalbiyle sarılmasını istiyorsan hijyen olaylarına da dikkat etmeye çalış, e mi? Cüzdanına değil, sana sarılanları kastediyorum tabii! Elbette günlük hayat içinde insan yorulur, koşturur, kirlenir. Ama böyle nezih bir akşam gezisinde.. Hiç yakıştıramadım doğrusu! Üzerine sıktığın ve yanımızdan geçerken burnumuzun direğini adeta kıran o pahalı koku bile çarpık çurpuk durmuştu üzerinde, o bile inanmıyordu sanki bu filmin gerçekliğine! Bir de hafif fondöten sürüp gözüne kalem de mi çekmiştin ne? Yok artık,! Amerikan sinemasında son zamanlarda korsanı canlandıran o ünlü oyuncu sen miydin yoksa,ha?

Herkese, ama en başta da kendine dürüst ol. Asıl beceri ayaküstünde elli yalan kıvırıp, beş kızı aynı anda idare etmek değil; en çetin gerçekleri adam gibi dile getirip, başta kendini idare edebilmekte. Her kadın kendisine yalan söylendiğini hisseder, bunu unutma. Ama kabullenir ya da kabullenmez; bu yalanla yaşar ya da yaşamaz¸bu herkesin kendi tasarrufunda tabii.

Kibarlık, incelik insanın içinden gelir

Efendime söyleyeyim; kibarlık, incelik insanın içinden gelir. Bırak; senin içinden de gelsin, sonra da içinden çıksın, korkma canın acımaz! Etrafındaki herkes birer birey ve sen de dünyanın ekseni değilsin, bunu kabul et! Herkesi azarlayıp duran, çevresindekilere uşakları gibi davranan bir adam kral gibi değil, olsa olsa soytarı gibi görünür! Ki güzel kardeşim; soytarıların bile bir sempatikliği vardır, onlara da haksızlık etmeyelim şimdi!

Onaylanma ihtiyacı ile yaşama! Daha doğrusu kendini değerlendirmekten korkup da başkalarının övgüleri arkasına sığınma! O övgüler günün birinde ayağına öyle bir çelme takar ki tepetaklak oluverirsin maazallah!

Erkek erkeğe toplantılarınızda kadınları etkilemenin yollarını çok iyi bildiğini zannedip ahkâm kesiyorsundur, eminim. Hatta kendin gibi 'kanka'larınla bu konuda yarış ediyorsunuzdur. Ama şunu unutma, hayattaki tek gerçek yarış, insanın kendisiyle yaptığı yarıştır. Gerisi fasa fiso! Hem hiçbir yarışın ödülü, kendini komik duruma düşürmek olmamalı! Zaten şu 'her şeyi bilirim, herkesi tanırım' tavırları insanın bilgisini değil, aptallığını gösterir bence. Böyle bir şey, yani her şeyi bilmek mümkün mü Allah aşkına? Kadın ruhunda yer etmek için iki maytap, üç gül yaprağı yetseydi nikâhlarımızda şahit koltuklarına maytap ve gül yaprakları sererdik! Az bilip durmaksızın konuşmaktansa, fazla bilip susmak çok daha çekici; emin ol! İnsanda tanıma, keşfetme isteği uyandırır. Haa, sanma ki sana bunları söyleyip ben 'çok biliyorum' diye ahkâm kesiyorum ve kendi kazdığım kuyuya düşüyorum. Ben sadece kendi fikirlerimi söylüyorum!Satırlarıma son verirken -eğer fondötenini bozmayacaksam- yanaklarından öpüyorum.'

Eveeettt.. Mektubu yazdım. Yazdım yazmasına da, o gecenin üzerinden 2-3 gün bile geçmeden hem o ablayı, hem de o ağabeyi başka kişilerle, aynı sevgi dolu ( ! ) kompozisyonlar içinde televizyon ve gazetede gördüm zaten. Aman canım bana ne? Anlaşılan herkes halinden memnun!

Son sözümü söyleyeyim de ben de memnun olayım: Kadınları etkilemenin yolu sunilikten değil, sahicilikten geçer arkadaşım! Demirden korkan trene binmesin, gerçeklerden korkan bu yola girmesin; işte o kadar!



Kategori : Sağlık & Diyet

Yorum Yazın