Uzunundan Hikaye

Uzunundan Hikaye

çalışıyordum, dalmışım. sanki yoluna koyabilirmişim gibi bir şeyleri hesap ediyordum, yorgundum, eve gider ağlardım. aylar sonra aradın, gelebilir misin dedin. bahanem oldu, hay hay dedim. erken çıkıyorum ben dedim, ne işim olduğunu sormasınlar diye dua ederek. sormadılar. söyledim yine de. işlerin hesaplad çerkezköy makaslı platform kiralama ığım biçimde gitmesine alışkın değilim.

nerede buluşacağımızı sormayı unutmuşum. metrodan inince anladım. cevahir çıkışına yöneldim. starbucks’un önündeyim diyecektim, aradım; starbucks’un önündeymişsin. sarıldık. dikkatlice baktın bana. biraz özlemden biraz da ayakkabilarim yeni diye, biliyorum. aç mıydım? eh işte. sen dayanamamış yemişsin bi şeyler, hiç dayanamazsın zaten. tatlı yiyebileceğin bir yere oturduk.

en son geçen pazar aramıştım seni. derbiyi birlikte izleyelim diye. açmamıştın. ne çok severdik hagi’yi. yeniden buradaydı işte, bizimleydi, desteğimize ihtiyacı vardı. ama sen açmamıştın, ben de başkasıyla izlemiştim. aklım biraz da sende. niye açmadın dedim. "uzun hikaye" dedin. benim bildiğim hikayeler kısa olur, ama yazsak roman olur. içimden bunları söylemek geçti gitti. parmağındaki yüzüğe baktık aynı anda: birilerine sözler vermişsin. bu muydu uzun hikaye? sen birini sevmişsin.



Kategori : Aşk İlişkileri

Yorum Yazın