Sevgililer Günü: Her şey O'nun İçindir O Gün

Sevgililer Günü: Her şey O'nun İçindir O Gün

Kalabalıktır sokaklar, her zamankinden daha kalabalık. Şenlik varmışçasına bir enerji vardır kentin her bir köşesinde, ne oluyorsa?! Maç ve miting günlerinin bayrak satıcıları, ellerinde demet demet kırmızı güllerle çıkarlar karşına bu defa. Çıkarlar ya; görünmezsindir onlar için yine de. Malum o gün 14 Şubat Sevgililer Günü, çift olmayanlar hedef kitlenin dışına atılmıştır çoktan. Belki de ömrü boyunca hiç sevgilisi olmadığını düşünürsün seni yok sayan o çiçek satıcısının (bir parça da hınçla); düşünürsün ki o ve sen aslında aynı evrenin insanlarısınız, o gün için de olsa.

Heyhat, o bir günlüğüne de olsa saf değiştirip düşman hattına geçmiştir çoktan; sizi yalnızlığınızla baş başa bırakarak.

Sokaklar çiftlerle doludur o gün; her bir metrekareye en az bir çift eli kolu çiçek ve hediye dolu sevgili düşer. Buraya dik metal stand kat: Eğer o sevgililere kızgınlıkla değil de ferah bir gıpta ile bakıyorsan, acılarından arınmış halde yeni bir aşka yelken açmaya hazırsın demektir.

Asıl Sevgililer Günü hediyen ise ceketinin iç cebindedir, kalbinin tam üstünde bekler sahibine kavuşmayı.Sokaklar tıpkı senin gibi görünen erkeklerle doludur o gün

Sevdiceğini mutlu edebilmek adına elinde çiçek demetiyle ortalıkta dolaşmayı göze almış aşıklarla sarılmıştır dört bir yanın, onlara baktıkça sanki alışveriş poşeti taşırmış, sanki içinde bulunduğu durumu hiç umursamazmış havası yaratmak adına aşağıya sallandırdığın demeti birazcık daha kaldırırsın yukarıya doğru (Çok fazla değil ama, hala bu durumun erkekliğine halel getirip getirmediğinden emin değilsin ne de olsa).

Sinemanın önünde elinde çiçeklerinle beklerken senin gibi çiçek acemilerini süzersin tek tek, oluşturduğunuz sessiz ordunun gücüne sığınarak sevdiceğinin yolunu gözlersin sabırla. Üstünü başını düzeltirsin bir yandan; o gün hiç hoşlanmadığın halde sırf o seviyor diye gömlek giymişsindir belki de. Ayakkabıların da temizlenmiştir üstelik; yeni yıkanıp ütülenmiş pantolonunun altından parıltısı gözünü alır her başını eğdiğinde. Çiçeği verdiğin zaman yüzünde oluşacak gülümsemeyi hayal edersin; sonra onun için yer ayırttığın o restoranı beğenip beğenmeyeceğini... Küçük bir kaygı bulutu geçer o an içinden ama savuşturursun hemen: Birlikte olduktan sonra onla her yeri saraya çevirebileceğini bilmenin cesaretiyle... Asıl hediyen ise ceketinin iç cebindedir, kalbinin tam üstünde bekler sahibine kavuşmayı.

O gün her şey onun içindir, onun bir güzel gülüşü için aslında...Saçların nasıl görünecek peki, ya makyajın?Sokaklar tıpkı senin gibi görünen kadınlarla doludur o gün

Günler öncesinden alışverişler yapılmış, o gün giyilecek olan tüm kıyafetler, hatta belki takılacak yüzüğe kadar tüm aksesuarlar ince ince düşünülüp kararlaştırılmıştır. Sevdiğin için güzel olmaya çalışmak zaten gündelik kaygındır ya, bugün ayrı bir önemlidir senin için; bir prensesin pırıltılı asaletine kavuşmak gerekir onun yanına gitmek için.

Saçların nasıl görünecek peki, ya makyajın?

Hepsi denenmiş kararlaştırılmıştır. Onun için özene bezene seçtiğin, hatta belki de kendi ellerinle hazırladığın hediyen de bir güzel paketlenmiştir çoktan. Sırf o hediyeyi taşıyabilmek adına dolabındaki en büyük çantanı kullanmaya karar verirsin o gün. Malum, yolda izde göstere göstere taşıyarak, başka gözlere görünür kılarak hediyenin büyüsünün bozulmasını istemezsin.



Kategori : Sevgililer Günü

Yorum Yazın