Ruj, Kalem ve Annem

Ruj, Kalem ve Annem

Karanlık bir ortamın içindeyim. Dar, sıkışık, bir hayli ıslak. Neden buradayım bilmiyorum. Bir kordonla bir yere bağlıyım galiba, çok hareket edemiyorum, dışarıdan sesler duyuyorum.

“Olmuyor Vildan Hanım olmuyor!”
“Sizden beklediğimiz performansı alamadık"

Acaba kimdi bu ses? Cümlelerindeki sertlik ve kinaye irkilmeme neden oldu. Korku buydu herhalde, daha doğmadan duyguları anlamak böyle bir şey. İçimi bir burukluk kapladı, kötü bir şey oldu, düşünmeden kendimi alamıyorum kimdi bu performans ölçen…Biraz uyumalıyım, ses seda yok buralarda, derin bir hüzün ve yalnızlık…

“Oğlum kuzum hadi gel artık seni bekliyoruz!“ sesi ile uyandım. Annemdi konuştuğum, şimdi jeton düşmüştü. Bu ses, tatami minderi mağrur kadın annemdi. Onu dinlediğimi belli etmek için hafifçe tekmeledim. Ve yine sessizlik… A, bir dakika sesler geliyor.

“Anlamıyorum Kerim bey sürekli fırça atıyor.“
“Kızım bedava eleman çalıştırmak istiyor, ne olsun? Burada 2 senedir çalışıyorsun, hamilesin doğuracaksın doğum izni vs. seni kovamıyor tazminat verecek, seni yıpratarak çıkartmaya çalışıyor.”
”Öyle mi dersin ?”
“Bence öyle, düşünsene 3 kuruşa çalıştıracak, kadınlar zaten ne kazanıyor ki şu hayatta?”
“ Doğru söylüyorsun. Üniversite bitirdik ama her zaman bir erkek baskısı, ne olacak bilmiyorum. Hep sorun hep sorun, çıkarsam nasıl iş bulurum? Obje mi olmak lazım?”
“Ne objesi ?”
“Mini etek, tahrik edici bakışlar, kadınlığını kullan şekerim, bu da seni erkek objesi yapıyor.”
“Zaten beynimiz yok bizim ...”

Bu konuşmaya pür dikkat kesilmiştim, demek ki sorun objeydi, ya da az kazançtı, ne biliyim baskıydı, dünyaydı, bir şeylerdi. Tek anladığım üzücü bir şeylerdi. Yine uyku vakti off...Dur dur bir şeyler daha duyuyorum sanki...

“Bırak şu işi artık ! Kendini yıprattırmaya değer mi?”
“Çalışmam lazım Kadir, doğuma kadar...”
“8. Ayına girdin, artık yeter o gerizekâlı Kerim’i çektiğin .”
“Beni engelleme lütfen 1 ay sonra çıkacağım zaten.”

Hayatta hep bir zaman olduğunu o cümlede anlamıştım.

“Sinirini bozup bana anlatma o zaman” demek ki daha önce de buna benzer bir şeyler olmuştu.
“ Of tamam anlatmam” ve bıkkınlık ile annem pes etti.
“Zaten sen biliyorsun her şeyi ”
“ Hepiniz aynısınız, evde, işte , senin de eleştirmekte ondan farkın yok!”
“Bravo sana!”

Bu neydi şimdi? Durun daha kavga etmeyin ! Hop daha ben gelmedim dünyaya ,tekmelerim bak!
Hareketlenmem lazımdı benim….Bu kavga beni germişti, avazım çıktığı kadar bağırdım ama sesimi duymadılar neden durum böyleydi? Demek ki baba ile patron aynı kefedeydi, eleştiriyordu. Ama eleştiri neydi, kötü bir şeydi ki annem üzülüyordu. Annem eziliyordu demek ki bu hayatta ah bir doğsam direkt sarılacağım sana… Çekilin yoldan geliyorum ! Çekil,çekil !

“ Durum kötü , kanaması var”
“ Hemen ameliyata alın”



Kategori : Sağlık & Diyet

Yorum Yazın