Algılanamayan Aşklar

Algılanamayan Aşklar

Zaman..Zamanın bize getirdikleri çok fazla belki de. Kurulmuş bir saat gibiyiz. Her an çalıcaz ve bazı insanları uyandıracağız gibi. Etraf sessiz tek hedef var uykuda olan o insanlar. Hepsini uyandırmak için bekleşiyoruz. Sessizce, nefessizce. Bir ayak sesleri duyuluyor. Siz daha tam uyanamadan milyonlarca ayak sesleri kulaklarınıza işliyor, bazıları topuklu tatami minderi ayakkabı bazıları topuksuz..Tuhaf olan erkeklerden de topuklu ayakkabı sesleri geliyor olması.

Yok, yok iyi değilim..Kafam karışık, duygularım karışık. Sonunu bir türlü göremediğim karanlık bir mağarada ilerliyorum. Yarı çıplağım sanki, içimi okumaları için soyunmuşum. Ne yaptığımı bilemiyorum.

Kafamda şıkları olan ama soruyu oluşturmaya cesaret edemediğim sorular var. Ne yapıyoruz biz? Gün geçtikçe bin kişiyi daha kaybediyoruz aşk için. Aşk için can vermeli sahnelerin modası geçmedi mi? Benim bildiğim eski Türk filmlerinde olurdu o.

Şimdi aşk nedir biliyor musunuz? Her zaman olduğu gibi iki kişi..Biri kız diğeri erkek tabi, yanlış anlaşılmak istemem. Erkek gelir kıza benimle çıkar mısın der sıkılmadan yüzünde kızarma olmadan hafif bir utangaçlık belirmeden. Kız ise düşünmez bile. Atlar hemen tabiki diye. Sanki merdivenlerden çıkacaklarmış gibi anlık, ve gondolun en ucuna oturuyormuş gibi heyecan verici gelir insana o ilk dakikalar. Sonra telefon numaraları verilir, geceler sabah edilir. Bir bakmışsın ikisi de birbirine çok alışmışlar kendilerince.

Kategori : Aşk İlişkileri

Yorum Yazın