Kötülük Lordu

Kötülük Lordu

Uyandığında bütün vücudu ağrıyordu, yavaşça yatağından kalktı ve gözlerini açmadan lavaboya doğru yürümeye başladı. Göz kapakları sanki göz bebeklerine yapışmıştı, gözlerini açabilmesi neredeyse imkânsızdı elleriyle yönünü bulmaya çalıştı ve musluğa uzandı. Ellerini çok zor kontrol edebiliyordu her sabah aynı şeyleri yaşamaktan bıkmıştı artık ama başka çaresi yoktu bir anlaşma vardı ve buna uymak zorundaydı. Buz gibi suyla yüzünü yıkadı ve göz kapaklarının rahatladığını hissettiğinde gözlerini açtı. İlk gördüğü şey aynada ki yansımasıydı, her gece ki haline göre gayet normal görünüyordu hatta hoş bile denilebilirdi. Odasına geri döndüğünde etrafın dağınıklığını gördü ve umutsuzca en yakının da ki sandalyeye yığıldı. Hayatının bu hale nasıl geldiğini düşünmeye başladı yaptığı küçük bir hatanın sonuçlarının böyle olabileceğini hiç tahmin etmemişti.

Her şey en yakın arkadaşının ısrarıyla başlamıştı o da kıramamıştı onu. Küçüklüklerinden beri önünden geçtikleri bir ev vardı yıkık dökük eski herkesin perili diye damgaladığı bir ev. Önünden her geçtiklerinde korkudan ödleri patlıyordu. En fazla bahçesine kadar girebiliyorlardı, sonra en ufak bir ses duydukları anda arkalarına bile bakmadan kaçıyorlardı. Seneler geçtikten sonra bile hala eve duyulan yoğun korku bütün şehir halkında olduğu gibi onlarda da devam ediyordu. İşte bir gün arkadaşı ona o eve girmeyi teklif etti arkadaşı tam bir korku filmi manyağıydı ve o eve girmeyi her şeyden çok istiyordu hatta kısa film çekmeyi bile düşünüyordu evde. Artık 25 yaşındalardı ve çocukça düşüncelerini bırakıp birazcık iyi zaman geçirmek için kameralarını alıp eve gitmeye karar verdiler. Gittiklerinde daha hava bile kararmamıştı evin bahçesinde top oynayan birkaç çocuk bile vardı bu evin sadece onun neslini korkutan bir obje olduğunu düşündü, yeni nesil perili ev düşüncelerine fazla uzaktı.

Eve girdiklerinde her yerde fare ve böcekten başka bir şey olmadığını gördüler. Evin büyüklüğünü görünce şaşkınlıklarını gizlemeden birbirlerine baktılar, evin içi dışardan göründüğünden daha da büyüktü ne kadar eskimiş ve yıpranmış olsa da eskiden bu evde yaşamış insanların çok görkemli hayatları olduğuna emindi. Evin üst katına çıkmak için merdivenlere doğru yürüdüler. Merdivenler o kadar hasarlıydı ki ikis cetto eva i aynı anda bir basamağa basarsa kırılacağından eminlerdi bu yüzden sırayla çıkmaya başladılar merdivenlerden.

Arkadaşı çoktan kamerayı açmıştı ve önden gidiyordu dışardan hala çocukların bağırış sesleri geliyordu hatta arkadaşıyla dalga bile geçmişti dışarda çocukların oyun sesleri gelirken emin ol çok korkutucu bir film yaparsın diye. Arkadaşı omuz silkip gülmüştü ve bu arkadaşının son gülüşüydü, arkadaşı son basamağa ayağını attığı an bir anda bir el onu çekti ve gözden kayboldu, ne olduğunu anlamadan etrafına bakıp arkadaşını aramaya başladı ilk anda şaka sandı bir yere saklandığını düşündü ama bir el gördüğüne emindi her şey o kadar hızlı olmuştu ki hiçbir şey görememişti nasıl olur diye düşünmeye başladı etraf bomboştu bir saniye içinde nasıl kaybolur ne yapacağını bilemiyordu tüm vücudu korkudan titriyordu arkadaşının adını bağırmaya başladı, evin içinde gizli bir oda aradı nereye kaybolmuşlardı arkadaşını alan şey neydi öyle ve o anda kendisine bakan bir adam gördü karşısında sen de nerden çıktın dedi adama arkadaşıma ne yaptın dedi bağırarak ve sonra arkadaşını gördü adamın yanında elleri ayakları bağlı bir şekilde ağzında da bant vardı çok kötü gözüküyordu ve deliler gibi ağlıyordu arkadaşı onu ilk defa böyle görüyordu sonra adam arkadaşının ellerinde ki ve ayakların da ki ipleri çözdü ağzından bandı çıkardığı an hemen buradan kaçmalısın diye bağırdı arkadaşı ona. Hayır dedi arkadaşına seni bırakıp gitmem asla ve sonra adama dönerek bizden ne istiyorsun dedi ve cebindeki tüm paralarını çıkardı tam o sırada arkadaşı zar zor kısık bir sesle konuştu anlamıyorsun o insan değil kaç buradan git onun istediği para değil dedi ve o anda adam arkadaşını havaya kaldırarak sivri dişleriyle boynundan büyük bir ısırık aldı ve sonra kolunun bir kısmını yedi arkadaşının gözünün önünde yendiğini görüyordu ağzından çıkan kanları ve kendinden geçişini görüyordu ama hareket edemiyordu adeta kitlenmişti gözleri o kadar bulanıklaşmıştı ki bayılacağına emindi ama o anda yaşamak istediğini fark etti ve kaçmaya başladı.

Lanet ev sanki daha da büyümüştü bir türlü kapıya varamıyordu o dişler gözünün önünden gitmiyordu sapsarı, deforme olmuş çarpık dişlerdi ama inanılmaz sivrilerdi ve arkadaşının boynundan kopardığı o parçayı çiğneyişi aklına geldikçe midesine bir şey saplanıyordu yaşamak istiyordu o pisliğe akşam yemeği olmak istemiyordu.

Tam kapıya gelmişti ki peşinden gelen yaratık onu yakaladı ve kolundan bir parça ısırdı dehşetle çığlık atıp haykırmaya başladı ve çıkış kapısının tam önünde duran küçük çocuğu yaratığın dikkatini dağıtmak için evin içine attı yaratık çocuğu sinirle yerken diğer çocuklar çığlık çığlığa ağlayarak kaçmaya başladılar. Kolundan kanlar akarken bahçe kapısına yaslandı yaratığın evden çıkamayacağını anladı ve rahatladı. Ama koluna baktığında ısırığın olduğu yerde simsiyah lekeler oluşmaya başladığını gördü dışarısı kapkaranlıktı belki de ona öyle gelmişti zaten gözleri bulanıklaşmıştı galiba bayılacaktı sürünerek sokak lambasının altına geldi ve koluna bir daha baktı gerçekten de ısırığın olduğu kısım simsiyahtı ve vücuduna yayılıyordu. Etrafına baktı ve evin kapısı sonuna kadar açıktı kapının orda da yaratık pis bir sırıtışla ona bakıyordu ve kulakları sağır edecek incelikte bir sesle konuşmaya başladı yaratık ,”kötülük seni seçti genç adam yaşamak istiyorsan buraya gelmelisin yoksa kolunda ki siyahlık her yerine yayılacak ve öleceksin”. Yaşamayı o kadar çok istiyordu ki yaratığa inanmaktan başka çaresi yoktu nasılsa her türlü ölecekti çünkü kolundaki siyahlık giderek yayılıyordu. Yavaşça yaratığa doğru yürümeye başladı kapıya geldiğinde yaratık içeri girebilmesi için önünden çekildi sanki ona saygı gösteriyordu. Yaratık yine konuşmaya başladığında bu sefer sesi az önce ki kadar rahatsız edici değildi.” Çok uzun senelerden beri sürekli buraya sizin gibi gençler geliyor ve hepsi kendilerinden önce etraflarında ki insanları kurtarmaya çalışıyorlar beni görünce, sevgililerini arkadaşlarını tanımadıkları insanları bile ama sonunda benim yemeğim oluyorlar ilk defa sen kendi yaşamın için birinin hayatını feda ettin hem de küçük bir çocuğun ve bu kötülük lordlarının dikkatini çekti sana bu siyah mührü yolladılar” dedi, kolunun etrafını göstererek sonra yaratık koluna dokundu ve ısırık iziyle birlikte siyahlık ta kayboldu kolu eski haline döndü.

Olanlar hakkında hiçbir fikri yoktu ve kendini rüyada hissediyordu. Sonra yaratık ona yaşamak istiyor musun diye sordu bir saniye bile tereddüt etmeden evet diyerek başını salladı. “O zaman sana verilen görevleri yapmak zorundasın kötülük lordları bunu sana bir hediye olarak veriyor ama sen bir lanet olarak görebilirsin” dedi ve suratında yine pis bir sırıtış belirdi. O anda bütün vücudunda dayanılmaz bir ağrı hissetti adeta bütün kemikleri tek tek kırılıyordu çığlıklar atarak yere düştü, engel olamadığı bir şekilde değişime uğruyordu. Tenini gerildiğini ve yırtıldığını hissetti gözlerinin acıdan kapamıştı zaten göz kapakları adeta eriyordu. Kemikleri yüzlerce kez kırılıp tekrar kaynıyordu tek hissettiği şey saf acıydı nefes alması bile imkansızdı boğazında ateş parçaları geziyordu sanki sonra başının çatlamaya başladığını hissetti durdurmak için elleriyle başını tutuyordu ama hiçbir işe yaramıyordu alnının iki yanından boynuzları çıkıyordu dehşet içinde başına dokundu. Ne kadar sürdüğüne dair hiçbir fikri yoktu seneler geçmişti sanki, bir anda bütün acı geçti nefes nefese yerde yığılı halde kaldı gözlerini açmaya korkuyordu ama kendini inanılmaz derecede iyi hissediyordu. Gözlerini açıp ellerine ve vücuduna baktı her yeri kıpkırmızıydı tüm teni renk değiştirip kırmızıya dönüşmüştü. Yerde ki kırık bir camda yansımasını gördü kafası kocamandı ve iki tane sipsivri boynuzu vardı gözleri o kadar kırmızıydı ki içinde yanan ateşi görebiliyordu. Tırnakları en az boynuzları kadar sivriydi ve tüm vücudu inanılmaz derecede kaslıydı. Bunun kesinlikle lanet olduğunu düşünmüyordu bu muhteşem bir şeydi o kötülüğün Tanrısı olmuştu ve harika hissediyordu. Az önce ona saldıran yaratık bile şimdi yanında küçük bir köpek yavrusu gibi kalmıştı ve dehşetle ona bakıyordu. Yaratık ona baktı ve “siz artık kötülük lordlarının arasına katıldınız, ruhunuzda sıradan bir insana göre daha fazla kötülük olduğunu gördüler ve sizi böyle ödüllendirdiler, göreviniz her gece dönüştükten sonra lordlar tarafından size gönderilen listede ki insanları öldürmek bu insanların hepsi dünya için çok büyük iyilik yapan insanlar ve onları yok etmek zorundasınız” dedi.

Bu halinden o kadar memnundu ki ilk defa bu sandalyede otururken yaptıklarını sorguluyordu ve bütün bu olanları düşününce yaptığı hatanın küçük bir hata olmadığını fark etti. Yığıldığı sandalyeden kalktı ve kendine bir kahve yaptı, kahvaltısını yaparken akşam öldüreceği insanların yazılı olduğu listeyi incelemeye başladı.


Kategori : Sağlık & Diyet

Yorum Yazın