Bugün Yine Hayata Küstüm (Sakallarım)
Seo

Bugün Yine Hayata Küstüm (Sakallarım)


Korkuyordum... endişeliydim... içten içe; "Hayır oğlum, hayır bunu yapmamalısın. Çıkar at şu fikri aklından. Daha önce bunu her yapışında pişman olmadın mı? Öyleyse aradan geçen onca zamana rağmen neden hala bunu yapmak istiyorsun? Neden?!" diye sorular sormaktaydım kendime aynanın karşısında. Ama öte yandan biliyordum; ancak korkularının üzerine gidersen, onları yenebilirsin gerçeği diye bir şey vardı. Ama... ama ersağ üye ol bunu yaptığım için defalarca pişman olmuştum işte geçmişte. Dersimi almamış mıydım yoksa? Öyleyse bu diretme, bu düşünce de neyin nesiydi şimdi?... Hayır... hayır sakal ve bıyık komple traş olamazdım!...

Bir elimde jilet, bir elimde permatik; kuşku dolu gözlerle aynaya bakıyordum. Ayna da tabir-i caizse, Survivor adasından; "Memleketten aradılar. Ben burada hindistan cevizi neyim yerken, sevdiceğim beni terkedip gitmiş Acun! Müsaden olursa gönlünü alıp döneyim?" bahanesiyle insan içine yeni dönmüş, sakallı bir adam duruyordu. O adam, bendim! Ben ki; sakallarıma sıkı sıkı bağlı, gönülden bir sevgi besleyen ve nikah memurunu kafalayabilsem, üstüne nikah kıyabileceğim bir adamım. Ben ki; alem yumurta gibi sinek kaydı traşla dolaştığı zamanların modasına inat direten, topluma uymayan, kızların taleplerine boyun eğmeyen ve aynı kararlılıkla sakallarına bağlı kalması sonucu bu akımın benden doğup, Star'daki Kanuni Sultan Süleyman ve bilimum sakallı erkek modasının oluşmasına sebep olan adamım!... Ama o da ne?! Kararlılığıyla, bağlılığıyla yumurta gibi bebek götü cildiyle dolaşan erkeklere inat sakal modasını getiren ben; şimdi bir elimde jilet, bir elimde permatikle o sakallarımdan vaz mı geçecektim? Çıldırmış olmalıydım, çıldırmış!...



Kategori : Kişilik & Karakter

Yorum Yazın